OSMANLI - İSLAM 34

www.osmanli-islam34.tr.gg

OSMANLIDA YAŞAM




 



OSMANLIDA HALK VE YAŞAM



Bir milletin aile yapısı sağlam ise, devlet yapısı da sağlam ve uzun ömürlü olur. Bunun en güzel örneği; Osmanlı Toplumudur.

Zaman zaman devlet bünyesinde görülen çatlaklar, isyanlar aile sayesinde toplumun geneline sıçramış ve bu millet en zor dönemlerinde bile içinde bulunduğu halden sağlam 

aile yapısı sayesinde rahatça silkinip ayakları üzerinde durmasını bilmiştir.

Bizim konumuz olan ‘Osmanlı Ailesi’ çok geniş içerikli bir kavramdır. Bu kavramın içinde her şeyden önce imparatorluğu yöneten ‘hanedan’ girer.

Bunun dışında Tuna kıyısında yaşayan Hıristiyan ve Bulgar aileler gibi hicaz da yaşayan Araplar, Anadolu’nun Sünni şerhli, Alevi köylü, Türkleri, Kürt aşiretindeki aile, adalı ve 

Egeli Rumlar, Müslümanlar Yahudi aileler hepsi Osmanlı ailesidir.

Osmanlı aile yaşamındaki farklılıklar dini olmaktan çok bölgeseldir.



Osmanlı da ev hayatı 

Osmanlı evleri genelde ahşaptır. Bahçesi vardır. Apartman sistemi yoktur. Kirada azdır. Ev umumiyetle oturanın malıdır.

Eşya az ve basittir.büyük evlerde ve konaklarda haremlik ve selamlık kısımları vardır. Osmanlı evi çok temizdir.ayakkabı eve girerken çıkarılır. Bahçesinde muhakkak bir yeşillik 

bulunur.

Osmanlı ailesinde zina yoktur.annesi babası ölmüş çocuk olabilir. Hemen en yakın akrabasına sığınır. Bu yüzden yetimhane diye bir şey bilinmez.

Osmanlıda çekirdek aile ve konumuna baktığımızda 

Günlük yaşam ve üretimde Osmanlı ailesi çekirdek ailenin yaşam kalıplarından çok büyük ailenin yaşam ve üretim kalıplarına uymaya meyillidir.

Çekirdek aile hayatın sürdürülmesi için uygun bir aile tipi değildir.ailenin üretimi, yıllık tüketim stoklarını hazırlanması, kırsal alandaki iş bölümü, ailenin güvenliğinin sağlanması 

bakımından üç kuşağın bir arada barınması gerekir. Bu kültür mirasının aktarımı içinde gereklidir.

Aile içi eğitimde çocukların eğitimi kuşaklar tarafından yerine getirilir. Tüketime yönelik malzeme yiyecek, giyecek birlikte üretilir.

Aile ferdin hayatında bağlarının hiç gevşemeyeceği temel ve tek kurumdu.her sorun orda çözülür, her destek orda bulunurdu.ailenin korunması, parçalanmaması en çok dikkat 

edilen husustu.



Osmanlı ailesinin yaşadığı mahalleler

Osmanlı şehirlerindeki mahallerde sınıf ve statü farkları biçimlenmemişti. Bir paşanın konağının karşısında bir katibin evi bulunabiliyordu. Bütün insanlar birbirleriyle her gün 

karşılaşır, etiket farklılıklarına rağmen muhatap olurlardı. 18.yy. ve hatta 19.yy. başlarında bile toplumsal sınıflanmaya göre belirlenmiş bir mahalle yoktu. 19.yy.’ ın ilk yarısına 

kadar mahalleleri yöneten imamlardı, padişah beratı ile tayin edilmekteydi. Doğum, ölüm gibi nüfus kayıtlarını tutarlardı. Zamanla mahalle imamları bu son görevlerini kötüye 

kullanmışlar ve hakkıyla yerine getirememişlerdir.

Osmanlı tebaası ailenin ve mahallenin gözünü ve kulağını üstünde hisseder, evlerin ince duvarları dışarısının duyamayacağı bir sesle konuşmayı icap ettirir. Hane halkı mahalle 

halkına göre yaşar.

Mahalle bir idari birim olmaktan çok bir sosyal birimdir. Osmanlı ailesi ile bir bağ içerisindedir. Doğum, evlenme, ölüm mahalleyi ortaklaşa ilgilendiren ve dayanışmaya sevk 

eden olaylardır. Bir mahallede akrabalık ve hemşerilik önemlidir.

TOPLUMSAL TABAKALARI İTİBARİYLE OSMANLI AİLESİ

Osmanlı toplumunda bir aristokrasi yoktur. Üretici ve denetici veya yöneten ve yönetilen sınıfları vardır.

Kast sistemi, imtiyazlı sınıfları devam ettiren bir evlilik düzeni, evlilikle doğan soyluluk söz konusu değildi.

Osman oğulları hanedanı 

Boyunca hiç kimse Osman oğulları ailesini uzaklaştırmayı ve tahtlarına geçmeyi düşünmedi. Osman oğullarına bir kutsallık atfedilmiştir hakimiyet onlarındır



Altı Asır

Osmanlılar 16. asırdan sonra doğulu Müslüman hanedanlarla evlilik bağı kurmadılar. Padişah oğulları cariyelerle padişah kızlarda yabancı ve yerli hanedan olmayan devşirme 

paşalar veya halktan çıkan rütbe sahipleriyle evlendi. Sultanlar kötü muamele, saygısızlık etme, uygunsuz yaşamak gibi nedenlerle bir sultan kolayca koca boşama talebinde 

bulunurdu. Padişah eşleri padişah validesi olmadıkça sultan unvanı taşımazdı.

Osmanlı hanedanı 16. asırdan itibaren başka hanedanların kadın üyeleriyle siyasi evlilik sistemi terk etmişlerdir.

Osmanlıda padişah anneleri de pek çoktur. Bu cariyelerin cahil kadınlar oldukları söylenmektedir, öyle olanlar var ise de ortalamanın üstünde eğitim görenler vardır. Osmanlı 

sarayında Enderun gibi ‘harem’ genç cariyelerin eğitildiği bir kurumdur.



Osmanlı haremine gelen cariyeler mutlaka padişah ve şehzadelere sunulmak için gelmezdi. Harem keyif ve zulüm yeri değildir. Osmanlı hükümdarlarının aile ocağıdır.

19. yy. dan sonra Osman oğullarının ailesini yaşadığı saray harem sulatanların yaşam ve eğitimi değişim ve gelişme geçirmektedir.

Bu değişim Avrupalılaşma, batılılaşma tarzında olmuştur.

Ulema aileleri

Osmanlıda seçkin aileler grubu içinde Müslümanlar arasında ilmiye sınıfı gelir.

Burada azda olsa ulema efendilerinin kızlarına değineceğim. Çünkü Osmanlı cemiyetinde ulema sınıfından olan babaların kızlarını eğitmeleri ve bu sınıfa mensup kızların 

cemiyet içindeki yerleri ve davranışları ilginç ve az bilinen bir konudur. Genelde bu sınıfın muhafazakar bir dünya görüşüne sahip oldukları,bu tutumla kızlarını okutmadıkları ve 

eve kapattıkları düşünülür.ancak yapılan araştırmalarla bu sınıfın kızlarının hiçte öyle olmadığı ortalamanın üstünde eğitim gördükleri babaları ve kocaları tarafından 

şımartıldıkları anlaşılmaktadır. Türk tarihinde okumuş kadın öncülerinin bu sınıftan çıktığı görülmektedir. Modernleşme hareketlerinde öncü rol oynamışlardır.

Gayrimüslim aileler

Osmanlıda Bizans tan ve çok eski devirlerden gelen aileler devleti Alliye nin değer verdiği aileler olmuşlar belirli devlet hizmetlerinde çalışmışlar imtiyazları ve saygınlıkları 

vardır ancak bu hukuki bir imtiyaz ve kontrata dayanmadığı için soylulukları söz konusu değildir. Osmanlı devletinde yaşayan Rumlar Osmanlılığı benimseyen ve Osmanlı tarzı 

hayatına bağlı ailelerdir. Osmanlı kültür çevresinde kalan Rum aristokrasisi renkli kökenleri, Avrupa ya açılmışlıkları ve muhafazakarlıkları ile Osmanlı seçkin aileleri içinde 

önemli bir yere sahiptirler. Rumlu kadınlar Osmanlı imparatorluğu üst sınıfına mensup hemcinslerinin hayat tarzı ve kültürel kalıplarını paylaşmışlardır.

Osmanlıda Evlilik Dışı İlişkiler 

Bütün geleneksel toplumlarda olduğu gibi Osmanlı toplumunda da evlilik dışı ilişkiler tepki ile karşılanıyordu.

İslam hukukuna göre zina yaptığı sabit olan kadın taşlanırdı buna recm denilirdi. Ancak Osmanlının daha ilk dönemlerinde bu cezanın uygulanmasını adeta imkansız hale 

getiren hükümler göze çarpıyor.


Mahalleli uygunsuz ilişki kuran insanların evine baskın yapıp onları teşhir ve alayla mahkemeye getirdiklerinde verilen hüküm zina isnadı şeklindedir. Kürek ve hapis cezaları 

verilmiştir. Mesela 1589 yılına ait bir olay, bir imamın karısının Hızır nam kimse ile ilişki kurduğu ve basıldıkları için Hızır müebbet kürek cezasına kadın da müebbet hapse 

mahkum olmuştur. Recm cezası Osmanlı tarihinde bir kere verilmiş ve uygulanmış ancak hiç hoş karşılanmadığı için bir daha tekrarlanmamıştır.

Babasız çocuk doğuran veya nikahsız yaşayan kadınlar toplumca hoş karşılanmamıştır.Osmanlı şehirlerinde konut bölgesinde bekar nüfusun bulundurulmamasına gayret 

edilmiştir.

Ailede ölüm

Osmanlı toplumunda ölüm aile mensuplarını, akrabayı ama her şeyden önce mahalle halkını ilgilendiren bir olaydı. Ölüme define cemaat şahitlik eder ve cenazeyi kaldırmakla 

bunu tasdik ederdi.

Tören ve duanın yapılması hane halkı ve misafirlerin ağırlanması dua ve cenaze yemeği her dinden Osmanlıları birbirine bağlayan müşterek adetlerdir.

Çokeşlilik

Osmanlı ailesinin çok eşli bir düzene dayandığı yaygın bir görüştür. Fakat yanlıştır bu durum hoş karşılanmazdı ne gayri ahlaki nede gayri kanuni bir durumdur.

Ailenin Günlük Yaşamı


Çocuk 

Osmanlı toplumunda ailenin günlük yaşamı çocuklarını eğitimi ve beslenmesi, karı koca ilişkileri ve hayatın yükünün paylaşılması, evin idaresi sağlık ve beslenme sorunlarının 

çözülmesi gibi gündelik uygulama etrafında oluşur.çocuk ailesi devam ettirecek temel unsurdur ve hayat onun etrafında oluşur.

Çok çocuklu aile sayısı kentte pek az kırsal bölgede daha yaygındır.

Osmanlı ailesinde çocuk babanın hukuki denetim ve velayeti altındadır. Eğitim Osmanlı toplumunda her din mensubunun önem verdiği kurumdu.

Çocuk üzerinde ailenin, akrabaların, mahalle ve cemaatin kontrolü vardır. Doğan çocuğu aile kadar herkes kutlar edepsizlik eden çocuğu herkes kınar yani çocuk aile ve 

cemaatin ağırlığını üstünde hisseder. 



19.yy.’ a kadar her cemaat daha çok dini eğitim çerçevesinde okullarını kurmuştur. Müslüman çocuk, mahalledeki hocanın öğrettiği sıbyan mektebine, Musevi çocuk sinagogun 

yanındaki ‘heder’ denen küçük okula Hıristiyan papazların eğitimine bırakılıyordu.

Devlet bu çocuk konusunda aileye gereken yardımı gösteriyordu. İkiz, üçüz olursa maaş bağlamak gibi kimsesiz çocukların birbirinin yanına verilerek maaş bağlanması gibi.

Toplumsal Alanda Kadın ve Erkek

Osmanlı toplumunda kadın ve erkek genelde birazda bulunmaz. Erkek veya kadın cemiyeti olarak ayrı türenler, ayrı eğlenceler tertip ediliyordu

Dayak konusunda Osmanlı toplumunda hiçbir zaman tasnif edilmeyen bir davranış olmuştur. Mahkemelerce cezasız bırakılmamıştır.

Ailenin Tüketimi

Osmanlı hayatında tüketim kısıtlıydı. Örneğin; ayna lüks eşyadan sayılırdı. Osmanlı ailesi tükettiğini kendi üreten bir birimdir.

Ailenin kadınları yüksek düzeyde bir üretim faaliyetinde bulunuyordu. Osmanlı devleti çok mütevazı bir memleketti. Hiçbir zaman Ankara’da muhteşem konaklar olmamıştı. Mevcut binalar son derece mütevazı hayatın yaşandığı küçük konaklardı. Mahalli malzeme kullanılırdı.

Ailenin Hizmetlileri 

Çok fakir olmadıkça orta sınıf halkın dahi evinde yardımcıları vardı. Köleler sarayda ve konakta kullanılırdı.



Osmanlı toplumunda evlatlık alma olayının her zaman olumlu işlemediğini belirtmek gerekir. Evlatlık kızlardan vakti gelince evlendirilenler olduğu gibi nesiller boyu ailenin çocuklarına boğaz tokluğuna bakan ve sonunda ihtiyar halinde bir köşede bırakılanlar olmuştur.

Ailenin Sağlığı

Üfürükçülük ve batıl inanç her toplum gibi Türk toplumunda da vardı. Kadın değersiz görüldüğü için ailenin ona tıbbi hizmet vermediği yanlıştır. Kırsal kesim haklıda dahil tıbbi hizmetlerden kadın erkek elinden geldiğinde yararlanmaktadır.


Beslenme Biçimleri

Yerli ve yabancı bazı kimseler Osmanlı denen zenginliği İstanbul’la sınırlandırmak eğilimindedir. Ancak bu zenginlik başkentte ve saray çevresi ile sınırlı değildir. Diğer bölgelerde yemek kültürü bakımından birbirleri ile yarışır durumdadır. Anadolu 17.yy’ da bölgeler arası giden tüketim maddesi değişimi yapılmaktadır. Anadolu kentlerinde ekmek evde pişirilirdi. Şeker olarak akide tatlı olarak helva kentlerde bulunurdu. Ev kadınları turşu, makarna, reçel, salça gibi şeyleri evde hazırlarlard
ı





https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#q=osmanlida%20halk

https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#q=osmanlida%20gen%c3%87ler%c4%b0n%20ya%c5%9eayi%c5%9ei

https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#q=osmanl%C4%B1da%20evlilik%20gelenekleri

https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#q=osmanl%C4%B1da%20aile%20hayat%C4%B1